Alışveriş Yapınca Neden Daha İyi Hissediyoruz?

Bazı günler hiçbir şey tam olarak yolunda gitmiyormuş gibi gelir. Büyük bir sorun yoktur belki ama insanın içi sıkılır, enerjisi düşer, aynaya bakınca bile kendini biraz soluk hisseder. İşte tam da böyle zamanlarda alışveriş yapmak birçok kişiye iyi gelir. Üstelik burada mesele her zaman çok para harcamak ya da poşetlerle eve dönmek değildir. Bazen sadece mağaza gezmek, ürünlere bakmak, yeni bir şeyleri incelemek bile insanın ruh halini değiştirebilir. Çünkü alışveriş, çoğu zaman yalnızca bir ihtiyaç giderme yöntemi değil; aynı zamanda kendini toparlama, dağılan zihni başka bir alana taşıma ve biraz olsun iyi hissetme biçimidir.

Alışveriş yapınca neden daha iyi hissettiğimizin ilk nedeni, bize küçük de olsa bir yenilik duygusu vermesidir. Günlük hayat bazen çok tekrar eden bir döngüye dönüşebilir. Aynı işler, aynı sorumluluklar, aynı koşuşturma derken insan fark etmeden sıkışmış hissedebilir. Yeni bir şey görmek, yeni bir renk denemek, farklı bir ürünle karşılaşmak ya da uzun süredir aklında olan küçük bir şeyi almak, zihne “bir şey değişiyor” hissi verir. Bu değişim çok büyük olmak zorunda değildir. Bazen yeni bir kupa, bazen bir ruj, bazen bir defter, bazen de yalnızca hoşumuza giden bir kazak bile yeter. Çünkü burada asıl etkili olan şey, yeniliğin getirdiği tazelik hissidir.

Bir başka neden de kontrol duygusudur. Hayatın birçok alanında her şeyi biz belirleyemeyiz. İş, aile, sosyal hayat, sorumluluklar derken çoğu zaman günün akışı bizim seçimimiz olmadan şekillenir. Ama alışverişte seçim hakkı bize aittir. Hangi rengi beğendiğimize, neyi alıp almayacağımıza, neye para vermeye değeceğine biz karar veririz. Bu küçük karar alanı bile bazen insana iyi gelir. Çünkü seçim yapmak, kendi zevkini önemsemek ve kendin için bir şey belirlemek, insanın kendi hayatı üzerinde söz sahibi olduğunu hissettirir. Özellikle son zamanlarda kendini yorgun, kararsız ya da sıkışmış hisseden biri için bu duygu oldukça rahatlatıcı olabilir.

Alışverişin iyi hissettiren bir başka yönü de hayal kurdurmasıdır. Çok sevdiğimiz bir elbiseye bakarken kendimizi daha enerjik hayal ederiz. Güzel bir cilt bakım ürününe bakarken daha bakımlı hissedeceğimiz anı düşünürüz. Şık bir kahve fincanı gördüğümüzde daha huzurlu sabahlar hayal ederiz. Yani çoğu zaman satın aldığımız şey yalnızca ürünün kendisi değildir; o ürünün bizde uyandırdığı ihtimaldir. Daha düzenli bir hayat, daha bakımlı bir görüntü, daha keyifli bir gün, daha canlı bir ruh hali… İnsan bazen ihtiyacından çok, hissetmek istediği duyguyu satın almak ister. Bu yüzden alışveriş yapmak kısa süreli de olsa umut verici bir etki oluşturabilir.

Tabii burada duygusal tarafı da atlamamak gerekir. Alışveriş, birçok insan için küçük bir ödül mekanizması gibi çalışır. Yorucu bir haftanın ardından “bunu hak ettim” diye düşünmek, kendine küçük bir şey almak, insanın kendine verdiği değeri hissetmesini sağlayabilir. Özellikle başkaları için sürekli bir şeyler yapan, yetişmeye çalışan, emek veren kişiler için bu küçük ödüller daha da anlamlı olabilir. Çünkü insan bazen sadece kendini ihmal etmediğini hissetmek ister. Bir süredir ertelediği bir şeyi almak ya da uzun zamandır istediği küçük bir ürünü kendine hediye etmek, “ben de önemliyim” duygusunu hatırlatır.

Bunun yanında alışveriş, zihni dağıtan bir uğraş da olabilir. Moralin bozuk olduğu zamanlarda insan bazen aynı düşüncelerin içinde dönüp durur. Ne kadar düşünse de çözüm bulamaz ama yine de aklını aynı yere takar. İşte bu noktada dışarı çıkmak, mağazalara bakmak, ürünleri incelemek, beden seçmek, renk karşılaştırmak gibi küçük uğraşlar zihni kısa süreliğine başka bir yere yönlendirir. Bu, sorunları tamamen çözen bir şey değildir ama insanın nefes almasına yardımcı olabilir. Kimi zaman birkaç saatlik bir dolaşma hali bile zihinsel yükü hafifletir.

Bir de alışverişin sosyal ve estetik tarafı vardır. Güzel düzenlenmiş bir mağaza, hoş kokular, yumuşak ışık, düzenli raflar, iyi sunulmuş ürünler… Bunların hepsi ruh halini etkiler. İnsan estetik olan şeylere baktığında çoğu zaman daha iyi hisseder. Özellikle kadınlar için yalnızca ürünün kendisi değil, onun nasıl sunulduğu da önemlidir. Bazen alışverişin kendisinden çok o deneyimin hissi güzeldir. Denemek, dokunmak, kombin düşünmek, “bu bana olur mu?” diye kendine bakmak… Bütün bunlar, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi de etkiler. Çünkü bazen iyi hissetmek, kendine biraz daha dikkatle bakmakla başlar.

Ama burada küçük bir dengeyi de unutmamak gerekir. Alışveriş yapmak iyi hissettirebilir, evet. Fakat her mutsuzluğu alışverişle kapatmaya çalışmak uzun vadede iyi bir yöntem olmaz. Çünkü bazı duyguların çözümü gerçekten dinlenmekte, konuşmakta, yavaşlamakta ya da hayatın başka bir alanını düzene koymakta olabilir. Alışveriş, bazı günlerde moral yükselten tatlı bir destek olabilir ama kalıcı huzurun tek yolu değildir. Yine de bunu bilmek, alışverişin bize neden iyi geldiğini değersizleştirmez. Bazen insanın ihtiyacı tam olarak büyük bir çözüm değil, küçük bir iyi hissetme anıdır.

Sonuç olarak alışveriş yapınca daha iyi hissetmemizin birçok nedeni vardır. Yenilik hissi verir, kontrol duygusu kazandırır, küçük bir ödül gibi çalışır, hayal kurdurur, zihni dağıtır ve kimi zaman insanın kendine yeniden daha sıcak bakmasını sağlar. Yani mesele yalnızca bir şey satın almak değildir. Bazen mesele, kendimizi biraz daha canlı, özenli, güçlü ya da huzurlu hissetmektir. Belki de bu yüzden bazı günler küçücük bir şey bile bütün ruh halimizi değiştirebilir. Çünkü iyi hissetmek bazen gerçekten büyük şeylerden değil, tam zamanında gelen küçük detaylardan geçer.

Yorumlar

  • Henüz yorum yok.
  • Yorum ekle